• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/gulten.demirdoven.9
  • http://www.twitter.com/724Psikoloji
UZMAN KLINİK PSİKOLOG
Gülten DEMİRDÖVEN

Randevu: 0505 767 58 85
Çocuk Psikologu
Hiperaktivite, Dikkat Eksikliği, Tik Bozuklukları, Uyum Sorunları, Kardeş Kıskançlığı, Çocuk Depresyonu, Alt Islatma, Fobi Bozuklukları gibi konularda profesyonel eğitim alabilirsiniz.
Ergen Psikoloğu
Sosyal Medya Bağımlılığı, Öğrenci Koçluğu, Eğitim Danışmanlığı, Depresyon, Sosyal İlişkiler, Anne-Baba iletişimi, Arkadaşlık İlişkileri, Stres, Travma gibi konularda profesyonel eğitim alabilirsiniz.
Yetişkin Psikologu
Evlilik Eğitimi, Fölrt Dönemi, Eş Seçimi, Nişanlılık Dönemi, Karakter Testi, Gebelik Dönemi, Vajinismus, Erken Boşalma, Cinsel İsteksizlik, Aldatma, İlişki Problemleri gibi konularda profesyonel eğitim alabilirsiniz.
Aile Psikologu
Hamilelik, Depresyon, Aldatma, Cinsel Problemler, Şiddetli Geçimsizlik, Boşanma ve Sonrası Sorunları.
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam4
Toplam Ziyaret10158943
Site Menüsü
Videolar

Çocukluk Travmaları ve Psikoterapi

Çocukluk Travmaları ve Psikoterapi

Çocukluk travmaları, çocuklukta yaşanan beklenmedik ve acı veren, etkisi uzun süren olaylar sonrası gelişir. Çocuklukta bu durumu aşmak, yaşanan olayla mücadele etmek, acı veren olayı yorumlamak çoğu zaman zordur. Etkisi çocukluk döneminden yetişkinlik dönemine dek sürebilir.

Çocukluk çağında yaşanan bu olay veya durumlar çeşitlilik gösterebilir:
• Aileden birinin hastalığı, ya da ani ölümü,
• Cinsel istismar,
• Anne ya da baba tarafından terk edilmeler,
• Şiddet, dayak, kötü muamele görme,
• Deprem, sel gibi doğal afetler,
• Trafik kazaları, çocukta etki bırakacak yaralanmalar, gibi.

Yaşanan bu olay veya durumlar uzun süre çocuklarda kâbuslara, geceleri aniden uyanmalara sebep olabilir. Uzun zaman geçse de hatırlanan görüntüler oldukça canlı olabilir.

“Dört buçuk yaşındaydım. Sabah, erkek kardeşim, annem ve ben kahvaltı yapıyorduk. Babam da akşam çok yorulmuş olacak ki halen uyuyordu. Kahvaltı sonrası alışverişe gidecektik. Annem masa başında “Hadi babanı uyandırsana oğlum.” diyordu bende ısrarla reddediyordum. Birkaç saat sonra olacaklardan haberdarmışım gibi. Yemekten sonra alışverişe gittik. Yaklaşık iki üç saat sonra merdivenlerden ilk ben çıktım kapıyı açtım ayakkabılarımı çıkarıyordum, annem kapıyı açıp içeri girdi Ahmetttt ! diye seslendi ses gelmedi halen kapıdayım babamın yattığı odanın kapısınınaçıldığını gördüm ve bir çığlık koptu orda hemen içeri daldım ve o hayatımı alt üst eden, o görüntüyle karşılaştım babam yataktan yere düşmüş yatıyordu Hemen komşular geldi. Olayın şoku ile anneme bakıyordum annem çığlıklar içinde ağlıyordu. Başımdan geçen ve bende psikolojik travma yaratan bu olayın etkisi hala devam ediyor. Yaşım 19 oldu herkesten korkar oldum, asosyallik baş düşmanım oldu ve bu da yetmezmiş gibi 19 yaşıma kadar babamın kalp krizinden öldü diye biliyordum. Meğer intihar etmiş. Her hatırladığımda adeta video izler gibiyim… Her şey o kadar canlı ki…”

Çocukluk çağında yaşanan travmatik olaylarda anne babanın olaya yaklaşımı, çocuğun algısını değiştirme yetisine sahiptir. Çocuk yaşanan olayla muhtemelen ilk kez karşılaştığından, ne yapması gerektiği konusunda anne babasını izleyerek, onları örnek alır. Bu süreçte anne babanın çocuğun kendisini güvende hissetmesini sağlaması önemlidir. Daha önceden huzurla devam eden aile yaşantıları aniden sarsıntıya uğradığından çocukta kaybolan ilk şeylerden bir tanesi ‘güvende olma’ hissidir. Olaydan sonra çocuğa yeniden güvende olduğu hissettirilmeli, olay hakkında kısa ve net bilgilerle birlikte her şeyin yeniden düzeleceğine dair telkin verilmelidir.

“Yazın ailece tatile gidiyorduk. Bütün hazırlıklar tamamlanmış, sabahın erken saatlerinde yola koyulmuştuk. Hafif yağmur yağıyordu, yerler ıslaktı. O sabahı öyle iyi hatırlıyorum ki. Arabanın içi kalabalıktı. Yaşımı tam olarak hatırlayamasam da arabanın arka koltuğunda sağ tarafta oturduğumu çok net hatırlıyorum. Teyzemin kucağında uyuyakalmışım. Ani bir sarsıntı ile uyandım. Çığlıklar… Arabanın parçalanan ön camı… Bize çarptıktan sonra şarampole yuvarlanan bir kamyon. Babamın arkasına dönüp gözleri kan içinde bana bakışı… Yoldan geçen arabaların durup bize yardım edişi, eve götürülüşümüz. O kazadan şans eseri hepimiz sağ kurtulduk. Her şey sanki dün gibi. Neredeyse 20 yıl geçti ve ben ehliyet almadım, alamıyorum. Araba kullanmaktan, tırlardan ve kamyonlardan hala çok korkuyorum.”

Çocuklukta yaşanan olaylar oldukça net hatırlanır ve etkisi uzun yıllar boyunca devam eder. Çocuğu ve bir yakınını tehdit eden bu gibi durumlarda, yetişkinler de çoğu zaman çocuğa nasıl yaklaşacakların bilemeyebilirler.

Travma yaşayan bir çocuğunuz varsa…

• Olay anından hemen sonra yeniden kendisini güvende hissetmesi için onu sakinleştirin ve yanında olduğunuzu hissettirin.
• Çocuğunuzun kendi duygu ve düşüncelerini sizinle paylaşmasını sağlayın.
• Olay hakkında sessiz kalmanız, çocuğun olay hakkında kendi senaryolarını üretmesine sebebiyet verebilir. Çocuğunuzun zihnindeki belirsizlikleri gidermek adına ona yaşına uygun bir şekilde bilgi verin. Sorularını cevaplayın.
• Çocuğunuz hissettiklerini sizinle paylaşırken, “Güçlü ol, ağlama, üzülme sakın.” demek yerine “Evet, üzüldüğünü anlıyorum…” diyerek onu anladığınızı ifade edin. Bu şekilde konuşmanız onun da rahatlamasına yardımcı olacaktır.
• Çocuklar duygularını genellikle resim yaparak ifade ederler. Yaşadıklarını resim yaparak ifade etmesini sağlayın.
• Aileden birini ya da birkaçını kaybettiyse, ona yeniden huzurlu bir yaşamı olması için çalıştığınızı ifade edin. Hissettirin.
• Öğretmenini yaşanan olay veya durum hakkında bilgilendirin.

Travma Sonrasında Çocuklarda Görülen Tepkiler

Çocukların travmatik bir olay sonrası gösterecekleri tepkiler çok çeşitli olabilir ve bunlar farklı etmenlere bağlıdır:

• Çocuğun yaşı,
• Kişiliği,
• Yaşanan olay veya duruma olan yakınlığı,
• Olaydan sonra aldığı destek,
• Yaşanan bu gibi durumların sıklık derecesi gibi.

Çocuklar yaşadıkları olaylardan yaş dönemlerine göre farklı şekillerde etkilenebilir ve yaşlarına bağlı şekilde farklı tepkiler verebilirler. Olayın gerçekleştiği yaş dönemindeki olgunluğu, onda yaratacağı etkiyi arttırabilir veya azaltabilir.

Travmatik olaylarda çocuğun kişiliği de vereceği tepkileri ve etkilenme düzeyini belirlemektedir. Güçlü bir kişiliğinin olması, çözüm üretebilme yeteneği, travmatik bir olayla baş etme gücü çocukların olaylar karşısında verdikleri tepkiler arasında farklılıklara sebep olur.

Travmatik bir olay sonrası çocuklarda:

• Sık sık ağlamalar,
• Uyku ve iştah bozuklukları,
• Kabuslar, gece aniden uyanmalar,
• Donuk bir yüz ifadesi, içe kapanıklılık,
• Yalnız alma isteği,
• Bir önceki yaşın özelliklerine geri dönme ( parmak emme, alt ıslatma, yeme, giyinme gibi alışkanlıklarda farklılıklar)
• Anne baba ile olan ilişkilerde değişiklikler,
• Kardeş kavgaları,
• Okula ve derslere karşı ilginin azalması,
• Yeniden aynı olay veya durumu yaşamaya dair endişeler,
• Sürekli olaydan bahsetme, olay hakkında sorular sorma,
• Dikkat eksiklikleri, dalgınlık, konsantrasyon güçlükleri,
• Huzursuzluk, gibi tepkiler gözlenebilir.

Kimi zamanda çocuklar travmatik olaylar karşısında etkilenmemiş gibi görünebilirler. Fakat olayın etkisini içlerinde yaşarlar. Olayın gerçekliğine inanmak istemeyebilirler, eğer bir ölüm ya da kayıp varsa o kişiyi ararlar ve gelmesini bekleyebilirler. Geri dönüşün olmadığını fark ettiklerinde duruma ve kaybettikleri kişiye karşı öfkelenebilirler.

Çocukluk Travmaları ve Psikoterapi:

Çocukluk travmaları sonrasında kimi zaman olayın üzerinden belirli bir süre geçince olay etkisini yitirebilir ve kendiliğinden bir iyileşme gözlenir. Kimi zaman da yaşanan olayın etkisi uzun yıllar geçse bile devam eder. Bu durum olayın derecesi, olaydan etkilenenin yaşı, olgunluğu, olayla olan bağlantısı gibi etkenlere göre değişiklik gösterir. Olayın etkisi 6 aydan uzun bir sürede devam ettiği gözleniyorsa uzman desteği almak gereklidir.

Çocuklar bazen olaydan etkilenmemiş gibi davranabilir, güçlü durabilir, duygularını yansıtmayabilirler. Bu durumlarda çocukların anlattıkları öykülere, çizdikleri resimlere ve oynadıkları oyunlara dikkat edilmelidir. Eğer çocuk oyunlarında aradan uzun zaman geçmiş olmasına rağmen olay anını canlandırıyorsa, çizdiği resimlerde olaya yer veriyorsa bu durumda da aynı şekle profesyonel bir desteğe ihtiyaç duyulur.

Terapi sürecine, bilişsel davranışçı yaklaşım yöntemleri kullanılarak çalışmalar yapılır. Çocukla yaşadığı bu olay veya durum hakkında konuşulur, tartışılır ve gevşeme teknikleri öğretilir. Olay hakkında bilinçlendirilir ve yüzleşmesi sağlanır.
Yaşça küçük olan çocukların oyun aracılığı ile duygu ve düşüncelerini ifade etmeleri için oyun terapisi çalışmaları yapılır. Aynı şekilde oyun terapisi ile çocuğa olayla nasıl mücadele edebileceği ve yaşanan bu durumla nasıl baş edebileceğinin mesajları verilir. Kaynak:
http://www.uzmanklnikpsikolog.com